Avsnitt
-
Borges'ten Kafka'ya uzanan bir yolculukta; zamanın, hafızanın ve yaşanmamış ihtimallerin hayatlarımızdaki izlerini keşfediyoruz.
-
Konuğumuz film tarihçisi ve arşiv araştırmacısı Elif Rongen-Kaynakçı ile sinemanın ilk yıllarından günümüze ulaşabilen filmlerin izini sürmenin heyecan verici hikâyesini konuşuyor; kayıp filmlerin nasıl bulunduğunu, bu kırılgan görüntülerin bize geçmiş hakkında neler anlattığını ve sinema tarihinin büyük bölümünün neden hâlâ karanlıkta kaldığını ele alıyoruz.
-
Saknas det avsnitt?
-
İstanbul’un erken dönem sinema kültürünü konuştuğumuz programda, sinema tarihçisi Canan Balan ile Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte seyir kültürünü, sinema salonlarının toplumsal yaşamı nasıl dönüştürdüğünü ve sinemanın İstanbul’un çok katmanlı kent hafızasındaki yerini ele alıyoruz.
-
Vesikalı Yarim filmi üzerinden Sabiha ve Halil’in seçimlerinin ve sonuçlarının hangi film ve kitaplara benzediğini, farklarının neler olduğunu masaya yatıyoruz.
-
Konuğumuz Ezgi Hamzaçebi ile feminist spekülatif kurmaca, hayalet anlatıları, canavar figürleri ve bastırılmış hafızaların edebiyat ile sinemadaki izlerini konuşuyor; geçmişin bugüne musallat oluşunu, “normal” kabul edilen düzenin dışladıklarını ve alternatif yaşam ihtimallerini tartışıyoruz.
-
Konuklarımız Standford Üniversitesi öğretim üyesi Burcu Karahan ve Chicago Üniversitesi öğretim üyesi Melih Levi ile birlikte Abdülhak Şinasi Hisar’ın Fahim Bey ve Biz romanının İngilizceye uzanan tuhaf ve neredeyse kaybolmuş çeviri hikâyesini konuşuyoruz.
1940’ların başında Amerikalı akademisyen Eleanor Bisbee İstanbul’da ders verirken Türkçe edebiyatı İngilizceye kazandırmak için bir proje başlatıyor. Stanford’daki Hoover Arşivleri etrafında şekillenen bu girişimde Şerif Mardin ve Mithat Esmer de yer alıyor. Fahim Bey ve Biz için hazırlanan çeviri taslağı ise proje yarım kalınca onlarca yıl boyunca ortadan kayboluyor. Ta ki 2017’de Hoover arşivlerinde yeniden bulunana kadar.
Bir metnin bazen yarım kalmış taslaklarda, mektuplarda, arşiv raflarında ve gerçekleşmeyen ihtimallerde de yeşeren ikinci hayatını konuşurken bolca film önerisi de veriyoruz. Bu hikâye, tam da Gidilmeyen Yol’un sevdiği türden bir soru soruyor: Ya başka türlü olsaydı? -
Konuğumuz Yelina Tayfur ile Dünyadan Sonra Bir Yer üzerinden görünmezlik, tanıklık ve “gidilmeyen yollar” fikrini edebiyat ve sinema örnekleriyle birlikte ele alıyoruz.
-
Konuğumuz Dinçer Güçyeter ile Almanya Masalımız kitabından yola çıkarak kaybedilmiş gelecekleri, başlamadan biten ihtimalleri, yara kardeşliği fikrini konuşuyoruz.
Hala Buradayım filmi ve daha pek çok filmden örneklerle göçün, belleğin ve annesi ve anneannesinin hikayesini bir masal gibi anlatan Dinçer Güçyeter'in kitabı, bir tiyatro oyunu olarak Almanya'da kapalı gişe oynuyor ve dünya turnesine hazırlanıyor.
-
Gisèle Pelicot davasından yola çıkarak utancın taraf değiştirmesi ne demek, kim utanç duyar, kim duymaz sorularına bakıyoruz. Utancı toplumsal olarak üretilen ve paylaştırılan bir yapı olarak ele alıyoruz. Edouard Louis ve Didier Eribon’un metinleri üzerinden utancın sınıfsal kökenlerini ve nasıl bir ideolojiye dönüştüğünü tartışıyoruz. Kimin görünür kılındığı, kimin sessiz bırakıldığı ve bunun hangi koşullarda mümkün olduğu sorusu programın merkezinde duruyor.
-
Konuğumuz Perihan Taş Öz ile gidilmeyen yolları üç film üzerinden konuşuyoruz: Henüz gitmediğimiz yollar Sonsuzluk ve Bir Gün; gitmekten sakındığımız yollar Aftersun ve gidilmemesi tavsiye edilmiş yollar Dünyanın En Kötü İnsanı.
-
Konuğumuz Barbaros Altuğ ile ötekileştirilenleri konuşuyor; edebiyat, sinema ve kişisel anlatılar üzerinden marjinalleştirilen hayatların görünür kılınmasına, hafızanın korunmasına ve unutulan hikâyelerin yeniden anlatılmasına değiniyoruz.
-
Bu bölümde yasın hikayelerdeki temsillerini, cinsiyetlendirilmiş yapısını ve yas rejimi denen politik hali konuşuyoruz. Agnes’in yerinde William olsaydı hikâye nasıl değişirdi sorusundan hareketle yasın kim tarafından, nasıl görünür kılındığını tartışıyoruz.
Film arası önerileri: Ghostlight ve Tiny Beautiful Things. Sohbette ayrıca Hamnet, Train Dreams ve Manchester by the Sea filmlerinden de bahsediyoruz.
-
Konuğumuz Eksik Mecaz programını hazırlayan isimlerden Zeynep Uysal ile oto-kurmacayı konuşuyor; kadın edebiyatı, oto-kurmacaya giren alanlar, hafıza ile yazma ve deneyimin tekilliğini kırmayı ele alıyoruz.
-
Hamnet, Düşüşün Tınısı filmleri analizi, kanon tartışmaları, feminist yöntem ve feminist sanat üzerine Elif Dastarlı ile konuşurken; sohbetimize iki kere mercimek çorbası konuk oldu. :)
-
Edebiyat hayatına yeni başlayan Boleka’yı Fatma Özer, Berin Aral ve Yelina Tayfur ile konuşuyoruz.
-
Bu hafta, dünyaya yukarıdan bakan, her şeyi uzaktan ve “tarafsızmış” gibi açıklamaya çalışan bakışa itiraz ediyoruz. Ebru Nihan Celkan ile kim konuşuyor, nereden konuşuyor ve neyin konuşulmasına izin veriliyor, bunları sanat üzerinden tartışıyor; nesnel görünme iddiasına, bazı seslerin sistematik biçimde susturulmasına karşı çıkıyor, gücün, eşitsizliğin ve görünmezliğin nasıl kurulduğunu ele alıyoruz.
-
Konuğumuz Seda Yılmaz ile moda ve feminist hafıza arasında nasıl bir ilişki var sorusunu yanıtlıyoruz.
🔹Sürdürülebilir moda hala mümkün mü?
🔹Görünürlük ekonomisi nedir? - Visa fler