Avsnitt
-
Z kuşağının duygusal dünyası, bireysel tercihlerle mi şekilleniyor; yoksa ekonomik krizler, siyasal atmosfer ve geleceksizlik duygusu tarafından mı belirleniyor?
-
Çalış, başar, emek ver” mitinin nasıl neoliberal bir ideolojik araç haline geldiğini; gençler üzerindeki başarı baskısını ve sınıfsal başarı anlatılarını inceliyoruz. Hustle kültürünün ekonomik krizlerde neden daha da güçlendiğini konuşuyoruz.
-
Saknas det avsnitt?
-
Konuğumuz Dilara İlbuğa Yıldırım ile 'Gerçekten rahatlıyor muyuz, yoksa sistemin yükünü bireyselleştirip sessizleştiriyor muyuz?' ve 'Mindfulness, modern çalışma rejiminin yarattığı tükenmişliği gerçekten azaltan bir pratik mi; yoksa güvencesizlik, aşırı iş yükü ve performans baskısını bireyin iç dünyasında yönetilebilir hale getiren bir uyum mekanizması mı?' sorularına cevap arıyoruz.
-
Konuğumuz siyaset bilimci ve yazar Aybars Yanık ile popüler kültürün siyasetle kurduğu ilişkiyi, popülizm tartışmalarını ve gündelik hayatın görünmez iktidar mekanizmalarını konuşuyoruz.
-
Sürekli meşgul olma hali, modern iş rejimi ve hız politikaları tarafından nasıl normalleştiriliyor ve bu durum bireyin zaman üzerindeki denetimini nasıl ortadan kaldırıyor? “Vaktim yok” hissinin sınıfsal kökenlerini açıyoruz.
-
Sıradan olmanın kaybolan cazibesini tartışıyoruz. Anlatı kurma zorunluluğunun nasıl bir norm haline geldiğini; sessiz, sıradan ve iddiasız yaşamların neden değersizleştirildiğini ve “anlatılamayan” bireyin bu rejimde nasıl konumlanıyor?