Avsnitt
-
Herkese yeniden Merhaba...
bu hafta Kulak Uleması 20. Yüzyılın en önemli ve en karizmatik liderlerinden olan Fidel Castro'ya sahnede hayat veren Tolga Pancaroğlu'nu konuk ediyor. Küba, devrim, hayat ve tiyatronun çeperlerinde keyifli bir sohbetti.
İyi Dinlemeler
-
Herkesin içine düşen bir şarkı vardır. “Gamzedeyim Devâ Bulmam” böyle bir şarkı. zira sözler “üzgünüm” demez; “gamın darbesini aldım” der. “Bulamam” demez; “bulmam” der. Yani arayışın bile yorulduğu yerde konuşur. Ve tam da bu yüzden, yüz küsur yıldır bizi bırakmaz.
Bu bölümde şarkıyı bir an unutacağız ki, onu gerçekten duyabilelim. Uşşak makamının yürüdüğü yolu, sofyan usûlün kalp gibi vurup durmasını, tekrarların insanı ayağa kaldırmak yerine sandalyeye oturtmasını izliyoruz.
Kemânî Tatyos’un sesin en ince yerinden konuşan kemanına; Ahmet Rasim’in dostluğuna, tanıklığına. Ve “Gamzedeyim”, bir şarkı olmaktan önce, bir ömrün özetidir. Çünkü bazen devâ yoktur… ama Tatyos vardır.
-
Saknas det avsnitt?
-
Körlük yalnızca gözle ilgili değil. Pieter Bruegel’in Körlerin Kıssası tablosu üzerinden, görmeden yürüyen insanları ve birlikte düşen medeniyetlerin çaresizliğine baktık.
Bu bölümde 16. yüzyıl Hollanda’sına gidiyoruz; ama orada kalmıyoruz. Din, siyaset, otorite ve itaatin insanı nasıl körleştirdiğini; körlüğün nasıl bulaşıcı hâle geldiğini birlikte düşünüyoruz. Bruegel’in Körlerin Kıssası tablosunu bir sanat eseri gibi değil, bir uyarı levhası gibi okuyoruz.
Bir zincire tutunmak neden güven verir, ama neden çukura sürükler? Bugün o zincirin adı sadakat mi, ideoloji mi, kariyer mi, yoksa yalnız kalma korkusu mu?
Bu bölüm, bakmakla görmek arasındaki farkı; bastonun ucundaki toprağın titremesini ve tereddüdün neden bazen bir erdem olduğunu hatırlatmak için kaydedildi.
Kulak verin. Ama bana değil; kendi bastonunuza.
-
Göbeklitepe’de korku, doğaya karşı inşa edilmiş taş bir merkezti. bilindik melodileriyle Shostakovich ise korku, hayata karşı takılmış sesli bir maske. Biri taşla konuşur, diğeri notayla susar. Göbeklitepe’de insan, korkusunu sabitlemek için mimarlık icat etti.
Shostakovich’te insan, korkusunu gizlemek için müziği dönüştürdü. İkisinde de ortak olan şey: Korku, insanı susturmaz.Korku, insanı yaratıcı olmaya zorlar.
Bu iki bölümde korkunun mimarlıkta nasıl merkeze, müzikte nasıl maskeye dönüştüğünü aynı hikâyenin farklı sahneleri olarak okuduk.
🎧 DİNLEME NOTU
Bu bölüm, kulaklıkla ve dikkatle dinlenmesi önerilen bir anlatıdır.
-
Bilinenin aksine Göbeklitepe, medeniyetin romantik başlangıcı değil maalesef; o insanın korkuyla yaptığı ilk büyük anlaşma.
Bu yeni sezonda ilk adımı Göbeklitepe’ye atarken “ilk tapınak”, “tarihin sıfır noktası” ya da turistik bir başarı hikâyesi olarak bakmayacağım. Tek bir sorunun etrafında döneceğiz.
İnsan neden inşa etmeye başladı?
Göbeklitepe, açlıktan dolayı yapılmadı. Bu merkez barınmak için değil, kaygıyı kontrol etmek için inşa edildi.
Bu podcast de bir belgesel değil. bu yüzden bilgi aktarmak için yapılmadı. Bu bölüm, medeniyetin altında yatan korkuyu görmek isteyenler için yapıldı.
-
“Duyduğunu Sanma. Gördüğünü Sanma.
”Bu bir manifesto. Bir yıldır dinleyenlerini mahrum bırakan adamın hem özrü hem de 2026 vaatleri var.
akmakla görmek, duymakla dinlemek arasındaki o ince boşluğu hatırlatmak için dört adım seçtim.Mimarlık, müzik, resim ve sinema; bu ilk eşikten geçildikten sonra çok konuşulacak. Lakin bu ve bundan sonrası hızlı tüketim için yapılmadı.
Arka plan için değil. Durmak isteyenler için, duymak isteyenler için yapıldı. Kulaklıkla ve sakin bir anda dinlenmesi önerilir. -
Kadıköy’ün Tarihine Yolculuk: 1920-1940 Arası
Bu bölümde, İstanbul’un gözde semtlerinden Kadıköy’ün 1920 ile 1940 yılları arasındaki çehresine ışık tutuyoruz. Dönemin mimarisi, sosyal yaşamı ve semtin zaman içinde nasıl evrildiği, Adnan Giz’in etkileyici anlatımıyla hayat buluyor. Kadıköy’ün geçmişine dair daha önce duymadığınız detaylar ve nostaljik hikayeler sizi bekliyor!📌 Bu bölümü dinlerken şunları keşfedeceksiniz:
1920’lerde Kadıköy sokaklarının atmosferi Cumhuriyet’in ilk yıllarının sosyal etkileri Kadıköy’ün 20 yıllık dönüşüm hikayesi🌟 Tarihe ve nostaljiye meraklıysanız bu bölüm tam size göre!
Dinledikten sonra düşüncelerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın. Yorumlarınız, Kadıköy’ün geçmişine dair yeni bölümler hazırlamamıza ilham kaynağı olabilir!#Kadıköy #Tarih #İstanbul #1920ler #1940lar #Nostalji
-
Uzun bir zaman sonra biraz da heyecanlı bir şekilde mikrofon başına geçerek yarım kalan hikayeyi bu bölümde tamam edelim dedim. Ortaya çok güzel bir bölüm geldi ki beklendiğine değecek...
Zaman, mekan, insan, hayvan, doğa ve doğanın her bir parçasına sirayet eden ruhların bir döngü halinde devreden zengin bir kültür.
Keyifli dinlemeler ve bol paylaşımlar
-
Serinin sonlarına yaklaşırken, bir koşuşturmanın kendinden emin yorgunluğuyla keyif duyuyorum. Serinin bu bölümünde, Caesar'ın ortaya koyduğu takvimin Hıristiyan din adamları ve matematikçiler tarafından nasıl son halini aldığını anlatırken alternatif takvimlerden, mezhep savaşlarından ve doğruyu söylediği için canından olan değerlerden söz ettim.
keyifli dinlemeler
-
Kendi hikayesini yazmaya çalışanların hissettiği duyguların, hangi aşamada ve ne derecede yıpratıcı olduğunu bir kahramanın dilinden anlatmaya çalıştım.
kendi yolunu tutan kahramanlara selam olsun
-
Zaman nedir diye başladık, ardından Mezopotamya’dan Ege kıyılarına yol gidip bir serencam izledik hep beraber takvimin nasıl ilk defa oluşturulduğuna dair. Bu hafta bizim takvime geleceğiz. Yani dünya vatandaşlarının kahir ekseriyetinin kabulünü görerek bir arada yaşamanın önemli bir enstrümanı olan namı diğer Gregoryen takvime gelene kadar aldığı şekilleri şemailini tasvir,teşbih, telakki edeceğiz.
uzun bir yolun son dönemecinde ilginç öyküler sizlerle
iyi dinlemeler
-
Geçen hafta zamanı genel anlamıyla tanımlamaya çalışarak insanın anlamlandırmaya çalıştığı zamanı nasıl kontrol etmek istediğinden bahsettim. Bu haftaysa biraz gezeceğiz efendim. Sadece farklı topraklarda zaman içinde kullanılmış takvim yöntemlerini o kültürün zaman algısı ve gelenekleri üzerinden anlatarak dünya turuna çıkarmayacağım sizi. Aynı zamanda zihnimin kıvrımları içinde de farklı soruların ve anekdotların arasında da kaybolacağız. Sözün özü bu bölüm bir yolculuk olacak. Hem coğrafi hem tarihi ara ara felsefi.
Hazırsanız başlayalım.
-
Zamanın temayüz ettiği dünyada varlığın devamını temin, onun işleyişine vakıf olmaya bağlıdır buraya kadar anladığım ve anlattığım kadarıyla. İnsan için, olayların oluş sırasını karıştırmadan takip edebilmenin yanında, olması beklenen olaylar üzerinde anlaşabilmek, zamana, hâkim olmayı gerektirir. Yani geçmişten ders alıp gelecekte o musibetleri savmak demektir.
Geleceği geçmişten alınan derslerle tesis için güzel bir seri bu hafta Kulak Uleması'nda. keyifli dinlemeler.
Program kaynakçası: https://drive.google.com/drive/folders/1B91G8Zd2ybuNJGJ8-fMwNzwoCPdQ4v5l?usp=sharing -
Bir yılın eskilerinden daha iyi veya üstün olması için bir sebep var mı? Amma biz, öyle olmasını temenni ederiz. Dünyada ümit kadar kuvvetli bir saadet sigortası olamaz. Ömrümüz, daha iyi günler olacağını ümit etmekle geçer. Takvimlerden birer birer yaprak çevire çevire zamanın hunisinden boşluğa damlayacağımız deliğe kaymakta devam ederiz. Ve yılbaşı geceleri, her şeyi unutmak isteği ile deliler gibi eğlenmeye teşebbüs edişimizin çılgınlıklarımızın asıl sebebi budur.
-
İki kıta ve birçok kültür arasında çekilen hatlar üzerinde kendi dengesini tutturan, besteci ve etnomüzikolog Prof. Dr. Mehmet Ali Sanlıkol bu hafta Kulak Uleması'nda. Orient Express'te keyif çatan Karagöz'den Vejeteryan Dervişlere, Erkin Koray'dan New Orleans çiftetellisine kadar tadına doyulmayan bir program oldu.
keyifli dinlemeler
-
Dünya üzerinde nevi şahsına münhasır bir örüntü içindeki Türklerin geçmişten bugüne ve de geleceğe akan kültürlerini, bir düşünce akımı haline gelen bu olguyu araştırmacı-yazar Bahadırhan Dinçaslan ile konuştuk.
Keyifli dinlemeler...
-
1924 yılında, Genç Cumhuriyet henüz 13 aylık bir bebekken İstanbul'da bir grup öğrencinin talebi ve giderek büyüyen hadiselerin her ayrıntısı Doç.Dr Hülya Öztürk'ün araştırmasıyla Kulak Uleması kanalında.
İyi Dinlemeler
-
2021 yılında kendi frekansında kendine yer bulan bu tarih dergisi Kulak Uleması kanalında sizlerle. bu bölümle alakalı olarak cuma günü, Doç. Dr. Hülya Öztürk'ün makalesi üzerine bir de sohbet gerçekleştirdik. şimdiden iyi dinlemeler
-
Zamanın izlerini silemediği, eserleri ile adını ebediyete dek yaşatacak Aziz Nesin'den günümüzün sorunlarına kırk yıl öncesinden bir bakış ile Kulak Uleması sizlerle.
İyi dinlemeler
-
Kentlerin en güzeline ait en güzel hikayeleri bulup sunmaya çalışan bendenizin sizlerin zevkine sunduğu bir başka yolculuk daha... Şartların el verdiğince hasta ses ve teknik eksikliklere rağmen Ertan Ünal'ın kaleminden çıkan bu eski makaleyi beğenmeniz umuduyla....
- Visa fler