Avsnitt
-
Bu şehir herkesi kapsayan, Türkiye'nin en yaşanabilir şehridir.
Koşmak isteyene parkurunu, söz söylemek isteyene kürsüsünü, yalnız kalana topluluğunu açan bir şehir Eskişehir. Herkesin bir yolu var burada.
Eskişehir'i en iyi anlatan biri varsa, o İsmail Kumru'dur. Türkiye Kent Konseyleri Platformu 26. Dönem Başkanı, eski profesyonel futbolcu, "Kent ve Sivil Bakış" programının yapımcısı ve yıllardır bu şehrin her köşesinde iz bırakan ve bu şehir için çalışan, şehri güzelleştiren birisi.
Bu özel bölümde konuştuk:
Eskişehir'in ruhu nereden geliyor ? Porsuk'tan mı, Odunpazarı'nın taşlarından mı, insanlarından mı?2026 Eskişehir Yılı ne anlama geliyor, şehre ne katıyorÖğrenci şehri kimliği bu kenti nasıl şekillendiriyorSivil toplumun ve gönüllülüğün dönüştürücü gücüBu şehirde yaşamanın, kalmanın ve dönmenin anlamı"İçinden şehirler geçen şehirler güzeldir ama Eskişehir bir başka güzeldir."
Kendime Kadar'ın ilk Eskişehir bölümüne hoş geldiniz. 🤍
-
Koşuya başlamak sadece 5 dakika alıyor. Ayakkabını giy ve çık. Bu kadar basit. Hayatı yaşamak kadar.
Bu bölümde matematik öğretmenliğinden wellness eğitmenliğine geçen, 400 kişilik Pongo Run Club'ın kurucusu Ayşegül Ünay ile konuştuk:
Kariyer değişikliği için gereken tek şey: akışta olmakDiz, eklem, kilo... gerçek engel bunlar mı?Sporda salgılanan endorfin neden bedavadır ve dışarıdan satın alınamazZor dönemde sporu ilk bırakan kültür ve bunu kırmanın yoluYeni başlayanlar için koşu ayakkabısından nabız aralığına pratik tüyolar400 kişiyi pazar sabahı 8'de parka toplayan yapıştırıcı enerji ne"Hayat çok biricik; sadece evde durmak için çok küçük bir zaman." Ayşegül Ünay
Ayakkabını bağla. Gerisi yolda çözülür. 🤍
-
Saknas det avsnitt?
-
Kafan durmuyor, duygularını bastırıp "iyiyim" demeye devam mı ediyorsun?
Bu bölümde Ayurveda ve Bach Çiçekleri uzmanı Melis Kırçova Onat ile konuştuk:
Overthinking'in kökü: neyi görmemek için bu kadar çok düşünüyoruzBastırılan duygu düşünce döngüsüne nasıl dönüşüyorZihnin gece detoksu neden bazen yetmiyorDuygusal zehirlenmeden aktif arınma nasıl başlarBach Çiçekleri, nefes ve Metta Bhavana ile topraklanmakZihin susmayı öğrenmez ama topraklanmayı öğrenebilir. 🤍
-
Başkalarına rehberlik edenler kendilerine nasıl mentörlük ediyor? Farkındalık eğitmeni ve profesyonel koç Yiğit Uran ile bu sorunun tam kalbine indik.
Bu bölümde konuştukları:
Koç da zihin oyunlarına düşer miİlişkilerde kontrolcülük neyin işaretiMükemmeliyetçilik partneri nasıl sabote eder"Bu ilişki yürümez" inancı kendi sonunu mu yaratırTartışma sonrası kendine öz şefkatle nasıl yaklaşırsınKimlik maskelerinin altındaki gerçek benliğe nasıl ulaşırsınZorlandığında kendine mentörlük etmek.. Hem ilişkilerde hem de içinde. Bu bölüm tam da bunun için.
-
Şiir sevmeyenler biraz zorlanabilir. Çünkü matematik bir algılama sanatıdır."
İlk matematik dersinde böyle bir cümle duysaydın, ona bakışın değişir miydi?
Bu bölümde ortaokul ve lise yıllarımda beni olimpiyatlara hazırlayan matematik öğretmenim Burcu Baba'yı konuk ettim. Sayılardan çok daha büyük bir şeyi konuştuk: hayatı nasıl okuduğumuzu.
Hata neden başarısızlık değil, "yeni bir yol arama becerisi"dir. Oyun neden kurumların en güçlü öğrenme aracıdır. Yapay zekanın yapamadığı tek şey neden sezgidir. Ve matematiksel düşünme seni neden her çağda güçlü kılar.
Bölüm, Ayfer Tunç'un "Yeşil Peri Gecesi" romanıyla kapanıyor.
🎧 Dinle, düşün, sıfırla.
-
Kendime Kadar Yazmak & Erman Taylan
"Gerçekten kimse okumasa dahi yazar mısın?" ✍️
Kendime Kadar podcast serisinin bu bölümünde Ezgi, teknoloji dünyasının yakından tanıdığı bir ismi; 15 yıllık sektör deneyimiyle yatırımcı ve yazar Erman Taylan'ı ağırlıyor. Mühendislik kökenli olmasına rağmen hayatının %90'ından fazlasını düzenli olarak yazarak geçiren Erman ile; başarının, rakamların ve dijital dönüşümün ötesindeki o "sessiz ve özgür" alanı konuşuyoruz.
Yapay zekanın dünyayı baştan aşağı değiştirdiği bir "paradigma değişimi" döneminde; bir ürün geliştirmenin sistematiği ile yazı yazmanın duygusal özgürlüğü arasındaki o ince çizgide yürüyoruz.
Bu bölümde neler var?
Yapay Zeka Kitabının Doğuşu: Bir dost sohbetinden, kategorisinde en çok satanlar arasına giren bir kitaba uzanan yolculuk.
Sürdürülebilirlik: Motivasyon bittiğinde sistemi nasıl kurarız? "Uçları birbirine bağlamak" ne demek?
İki Kişi Yazmanın Gücü: Motivasyon dengesi ve bir içeriği doğru kitleye ulaştırmanın (marketing) püf noktaları.
Kendime Kadar Yazmak: İnsan neden kimse okumasa bile yazar? Yazarken aslında kendi düşündüklerimizi nasıl keşfederiz?
"Yapay zeka her şeyi baştan yazarken, bir insanın bir insanla kurduğu iletişim hala çok değerli" diyen Erman Taylan ile gerçekleştirdiğimiz bu sohbet; hem teknoloji meraklılarına hem de kendi iç sesini kağıda dökmek isteyenlere bir yol arkadaşlığı sunuyor.
✨ Keyifli dinlemeler!
-
30 yıllık dostum, sanatçı Gözde İlkin ile iğne-iplikten, çocukluktaki kuş resimlerinden ve "yeteneksizim" diyen o iç sesten konuşuyoruz.
Bu bölüm; öğreten değil, yolda kaza yapa yapa öğrenen iki dostun samimi dertleşmesi.
Neler konuştuk?
Bakma Kültürü: Sergideki "anlamıyorum" korkusunu nasıl aşarız?
Onarım: Kumaştaki bir leke veya hayattaki bir sökük hikayenin başladığı yer olabilir mi?
Yaratıcı Cesaret: Tıkandığımızda o ilk fırçayı vuracak cesareti nereden buluruz?
Modern Şifa: İğnenin ritmi zihni nasıl susturur?
Bölümden senin için seçtiğim pratik: Yarın sokağa çıktığında dünyaya bir "sanatçı" gözüyle bakmak istersen kendine şu soruyu sor... (Cevabı bölümde!)
-
Bu bölüm;
“müzik yapmak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum”,
“evde bir şeyler var ama cesaret edemiyorum”,
“konservatuar okumadım, geç kaldım mı?”
diyen herkes için.Bu bölümde konuğum Emre Tavlı.
Yapboz’un gitaristi & solisti.
İnşaat mühendisliğinden müziğe uzanan, plansız ama çok gerçek bir yolculuğun içinde.Bu sohbetin niyeti çok net:
Müzik yapmak için ‘hazır’ olmayı beklememek.
Evde, eksik ekipmanla, korka korka da olsa üretmeye başlamakk için yeni bölümümüze davetlisin. -
Yeni sezona hoşgeldin, çiçek gibi bir bölümle karşınızdayım.
Bu bölümde Kendime Kadar, bastırılan duyguların bedenle nasıl konuştuğunu hatırlatan yumuşak bir alan açıyor.
Konuğum Melis Özürün Kırçova ile;
Bach Çiçekleri’nin duygusal dengeyi nasıl nazikçe desteklediğini,
“iyiyim” diyerek ertelediğimiz duyguların bedende nasıl iz bıraktığını
ve şifayı aceleye getirmeden, kendimize kulak vermenin ne anlama geldiğini konuşuyoruz.Bu sohbet;
duyguları düzeltmeye çalışmadan,
onları dinlemeye cesaret etmeye dair bir davet.Hızın, performansın ve “daha fazlası”nın yüceltildiği bir dünyada
bazen dönüşüm; büyük adımlarla değil,
bir fark edişle başlar.Bir duygu, bir nefes, bir çiçek özü…
Bazen bu yeterlidir 🌿 -
Bu bölümde hamile yogası, yetişkin ve çocuk yogası eğitmeni Aslı ile;
bedeni zorlamadan hareket etmenin, mükemmeliyet yerine teması seçmenin ve “yeterli” olma halini hatırlamanın ne demek olduğunu konuşuyoruz.Yoga çoğu zaman esneklik, güç ya da performansla anılıyor.
Aslı Acunal ile bu sohbette; yoganın bir hedef değil, bedenle kurulan daha nazik bir ilişki olabileceğine bakıyoruz.
Hamilelikten yetişkinliğe, çocukluktan bugüne uzanan farklı yaşam evrelerinde bedenle temas kurmanın mümkünlüğünü birlikte düşünüyoruz.Hızlanmanın ve sertleşmenin normalleştiği bir dünyada bu bölüm;
yavaşlamaya, yumuşamaya ve kendine alan açmaya dair bir davet.Aslı’nın söylediği gibi:
“Bedenin senden mükemmeliyet değil, temas istiyor.”Belki bu bölümü dinlerken sen de bedeninde fark edilmek isteyen bir yeri hissedersin.
Bir nefes, küçük bir hareket… belki de bu yeterlidir.Keyifli dinlemeler 🤍
-
Bu bölümde sokaktan köpek sahiplenmek, köpeklerle yaşamak ve bir cana yuva olmanın insan hayatında yarattığı dönüşümü konuşuyoruz.
Konuğum Tolga ile;
sokak köpeklerini sahiplenmenin ne anlama geldiğini,
köpek bakımının gerçeklerini,
sahiplenmenin yaşam düzenini ve sorumluluk bilincini nasıl değiştirdiğini,
korkuların ve önyargıların yerini koşulsuz sevginin nasıl aldığını
samimi ve dürüst bir sohbetle ele alıyoruz.
Bir cana yuva olmanın yalnızca onun hayatını değil, insanın kendisini de nasıl dönüştürdüğünü hatırlatan bu bölüm, sahiplenmeyi düşünen herkes için gerçek bir deneyim sunuyor.
-
Bu bölümde, nefes terapisti ve mindfulness eğitmeni Nesrin AL ile birlikte nefesin hayatımızdaki yerini konuşuyoruz.
Modern hayatın hızı içinde çoğu zaman fark etmeden tuttuğumuz nefeslere, bedenin verdiği sinyallere ve zihnin hiç durmayan sesine yakından bakıyoruz. Nefesin sadece bir teknik değil; stresle, içsel sıkışmışlıklarla ve belirsizliklerle daha yumuşak bir ilişki kurmak için nasıl gerçek bir destek alanına dönüşebileceğini ele alıyoruz.
Bölüm boyunca;
– mindfulness temelli bir bakış açısını,
– nefesin beden ve zihin üzerindeki etkisini,
– kişisel deneyimler üzerinden şekillenen dönüşüm yolculuğunu dinleyeceksiniz.
Bu bölüm, nefesi “doğru yapmaya” çalışmadan, sadece onunla temas etmek isteyen herkes için.
Unutma, her şey bir nefesle başlar.
-
Doğru işi bulmak, doğru ekibi seçmek ve mülakatlarda gerçekten neyin arandığını anlamak…
Özellikle daralan teknoloji piyasasında hepimizin ortak sorusu: Neden bu kadar zorlaştı?Bu bölümde, ürün tarafındaki deneyimimi teknoloji liderliğiyle birleştiriyoruz.
Konuğum Ali Ünsal; BluTV’nin Warner Bros. Discovery’ye satış sürecini teknik tarafta yaşayan, 50+ mühendisi yöneten ve bugün BiLira’da Engineering Manager olarak görev yapan bir mühendislik lideri.Birlikte şunları konuşuyoruz:
Doğru ekip uyumu nasıl anlaşılır?
Mülakatlarda iki taraf da neden zorlanıyor?
Bir liderin kırmızı bayrakları neler?
Türk mühendisleri globalde neden rekabetçi?
Global bir şirkete başvurmak isteyenlere 3 somut öneri
AI çağında yazılımcılık gerçekten nereye gidiyor?
Kariyer yolculuğunda "kendine kadar" olan yön nasıl bulunur?
Ali’nin en sevdiğim cümlelerinden biri:
“Mülakat sadece şirketin seni değil, senin de şirketi değerlendirdiğin bir süreç.”
Bu bölüm;
iş arayanlar için bir rehber,
liderler için bir ayna,
kariyerinde yön arayan herkes için dürüst bir yol haritası niteliğinde. -
"Aç değilim ama yemek istiyorum" dediğin o anlar… Neden oluyor?
Bu bölümde konuğum, Beslenme Uzmanı & FT Diyetisyen Selen Mirza.
Selen’le; stres–kortizol döngüsünün bedenimizi nasıl etkilediğini, duygusal açlığı, gece uyanmalarını, şişkinliği ve “normal sandığımız ama aslında sinyal olan” tüm o küçük detayları konuştuk.Benim bu konuyla yolum, hayatımın stres yoğun bir döneminde “Neden sürekli bir şey yemek istiyorum?” diye kendime kızdığım günlerde kesişti.
Sonra fark ettim ki mesele irade değilmiş.
Vücut bir şey anlatmaya çalışıyor.Selen bölümde;
• duygusal açlığı nasıl ayırt edebileceğimizi,
• kortizolün neden akşamları yemek isteğini artırdığını,
• eliminasyon diyetlerinin gerçekte ne işe yaradığını,
• pancar sonrası pembe idrarın bile bir sinyal olabileceğini,
• ve “yasaklı besin” algısının neden zararlı olduğunu
en sade hâliyle anlattı.Bölüm özellikle;
👉 “Aç değilim ama yiyorum” diyenlere
👉 “Stresliyken yeme davranışım değişiyor” diyenlere
👉 “Fonksiyonel beslenme ne demek?” diye merak edenlere
çok iyi gelecek.Ve Selen’in bölümdeki en vurucu cümlesi:
“Beden her zaman konuşur; önemli olan onu duymayı öğrenmek.” -
Kiracı–ev sahibi ilişkileri hepimizin hayatında bir noktada karşımıza çıkıyor. Bu bölümde kira sözleşmeleri, ev sahibi–kiracı hakları, tahliye süreçleri, kira artışı, fahiş kira, tahliye taahhüdü, ihtarname, kira tespit davası gibi herkesin merak ettiği ama çoğu kişinin tam olarak bilmediği konuları konuşuyoruz.
17 yıllık deneyime sahip avukat konuğumla;
• Kiracının hangi hakları var?
• Ev sahibi neleri yapamaz?
• Kira sözleşmesinde nelere dikkat edilmeli?
• Evden çıkarılma süreci nasıl işler?
• Hak ararken ilk adım ne olmalı?gibi en kritik soruları sade bir dille ele aldık.
Bu bölüm, hem kiracıların hem ev sahiplerinin temel haklarını öğrenmesi, yasal süreçleri anlaması ve “nereden başlamalıyım?” sorusuna yanıt bulması için hazırlandı.
Kendine kadar hukuk öğrenmek isteyen herkese iyi dinlemeler. 🌿
-
Bu bölümde Ayurveda eğitmeni Özgen Hocam ile, Ayurveda’nın hayatımıza nasıl denge katabileceğini konuştuk.
Mevsimsel beslenmeden günlük pratiklere, dosha farkındalığından kendi deneyimlerimize kadar pek çok konuya birlikte değindik.Ayurveda’yı merak eden, kendine iyi bakma kültürünü derinleştirmek isteyen herkes için yumuşacık bir sohbet oldu.
Umarım sana da iyi gelir 🌿 -
Yeni birşeye başlamak her zaman biraz zorlar bizi. Podcast çekmek zordur diye bir yıldır erteliyordum, hiçte öyle değilmiş.
Farkında mısınız? İnsan bir yola baş koyduğunda, yoluna uzmanlar dostlar çıkıyor, bir şekilde o yol şekilleniyor, yeterki o yol kalbimizden geçen bir yol olsun.
Podcast çekmek ve yayınlamak yolunda, yolum Podcast danışmanı ve Genel Sesler Podcastinin de sahibi Bilge Şen ile kesişti. Buyrun sohbetimize..
-
Merhaba, ben Ezgi.
Bu kısa tanıtım bölümünde “Kendime Kadar”ın nasıl doğduğunu, neden bu yolculuğa çıktığımı ve bu podcast’te seni nelerin beklediğini paylaşıyorum.